|
DUYGULARLA OYNAMAK… Bugün sabah uyanmak kolayda
o sıcacık yataktan kalmak çok zor. Ama yinede kalkmam lazım.
Büroda bekleyen iş olmasa da bir müşterimin bana acil ihtiyacı
olabilir bakarsın. Bismillah deyip kalktım. Başımı
camdan çıkarmadan dışarıdaki havayı kokladım. O
da ne öyle komşunun bacasından akan sular yerde buz olmuş.
Aman Allahım bu soğuk havada insan köpeğini atmaz
dışarı. Üff kim gidecek. Döndüm yatağa. Hayatım
mışıl mışıl uyuyor. Uyandırırım
diye vazgeçtim. Dedim sabah haberlerini diğer odadan izleyip yola
çıkayım. Baktım kızlarımda mışıl
mışıl uyuyorlar. Ev sıcacık ve uyuyanlar mutlu.
Yavaşça kapıyı çekerek çıktım
dışları. Buz gibi bir hava. Geceden kalma mahmurluk bir anda
yok oldu. İçim titredi. Bismillah deyip kontağı çevirdim ve 30
dakika sonra sıcacık büromdayım. Arkama yaslandım. Şükrettim. Ve o gece rüyamda M.K. yi
görmüştüm. Bir camide namaz kılıyorlardı. Ama biraz
değişik cemaatle. M.K. burada namaz kılmam diye diretti ya ben
zaten abdestsizdim ve ona ben abdest alana kadar sende kıl ne olur, bak
herkes kılıyor dedim. M.K. bu imam görünen aslında
üçkâğıtçı ve imansızın teki. Bunun arkasında
ben namaz kılmam. İmam başladı bize taş
yağdırmaya ama bir teki bile bize değmedi. Ve imam uzun
saçlı, sakallı çehresiyle sanki zebanilerin kollarında mahkûm
olarak yanımızdan götürülüyordu. Ve ben uyandığımda
etkisi yoktu bu rüyanın. Ta ki saat 13 e kadar. Ve o saatte yemek için
dışarıya çıkmam gerekiyordu ama ben soğuktan
üşenmiştim ve birazda acıkmıştım. Ama boş
ver akşama eve gidip sevgili eşimin yemeğini yiyecektim.
Kapı çalındı. Kimse varmı diye soruyordu. Ersal bey,
Ersal bey diye sesleniyordu. Ve ben ayağa kalkıp bu
çağrıyı yapanı kapıda karşıladım.
50–55 yaşlarında gösteren bir bey. Gayet mahcup halde, üstü
başı biraz kirli, sakallı ama toplu değil. -
Bir
maruzatım var size. -
-Gel hele. Otur
şöyle. Belliki üşümüş.
Bir çay içip içi ısınır diye, -
Çay söyleyeyim size. -
Yok, yok, Allah Razı Olsun dedi. -
Ben
Erzurum'luyum. Posta işletmesinde dağıtıcı olarak
çalışıyordum. Evli ve 3 çocuk babasıydım. Benim gözlerim
sağımda duran dolabın üzerindeki çocuklarımın
resimlerine kaçarken o devam etti. -
5–6
yıl önce eşimden ayrıldım. Bunalıma girdim.
6–7 ay hastanede yatarak psikolojik tedavi gördüm.
Çıktığımda işimden ayrıldım. Keşke
ayrılmasaydım. Sinirlenmem bana ve çocuklarıma zarar verdi.
Şimdi işsizim. Erzurumlular derneğine gittim. Başkan
toplantıdan topalntıya ancak gelir. Ben nasıl her zaman
dolmuş parası veripte geleyim. Allah Razı Olsun
komşulardan. Onlardan çok destek gördüm. Çocuklarımı
kâğıt, hurda toplayarak geçindirdim. Dışarıdaki
havayı görüyorsun. Birkaç gündür çıkamıyorum. Evde kömür
kalmadı. Allah Rızası için bana yardım edin. Kömürün
torbası 7,5 liraymış. Bir 4–5 torba desem. -
Dur amca hele
dur. Otur az. -
Nerde
oturuyorsun sen. -
Arabayatağı'nda.
-
Adresin
nasıl, -
Özen sokakta.
DMO sinin yanında. -
Peki, ben sana
kömür alırım. İçimden
"Allahım bu günkü rüya, buz gibi hava ve geçmişte
yaşadığım sıkıntılar. Ya cebimde zaten 100
YTL var nasıl yardım ederim ben. Et et sen, Allah sana bu ekmek
teknesini nasip etti. Binlerce şükür olsun. Sen soğuk diye işe
gelmeye üşenirken, Allahım bana bu adamı gönderdi. Bak
şükrünü bil ve yardım et. Allah büyüktür. Yarın kira yatacak
ya 20 YTL daha lazım. işhanı gideri kaç lira oldu, ona ne
olacak, şükür ki ödenecek fatura kalmadı. Gerçi borç var ama ne
yapalım." -
Bak beyefendi
beni eşim aldattı, onun için ayrıldım ve bunalıma
girdim. -
Tamam, amca sen
yaz hele şu adresini şuraya, belki ben yanlış
yazarım, bu akşam olmazsa bile yarın sabah ben senin
kapına Allah izin verirse bırakırım. -
Zaten ben o
evden de taşınacağım. -
Hemen mi. -
Ya yarına
kadar nasıl olsa ordasın. -
Bak şu
Erzurumlular derneğinin başkanı O.T. nin adresi bu git ona o
sana yardımcı olur. Dernek olarak. -
Tamam, Allah
razı olsun. Ve amca dediğim
aslında benim yaşımdaymış. Çok çökmüş. Allah
sabırlar versin. Ey Allahım bu kuluna bu fırsatı
verdiğin için şükürler olsun. Akşam olunca işler biraz
azaldı ve ben yola koyuldum. Ya yarın sabah gelirken
uğrarım odun depolarına atarım 1–2 çuval orda bırakırım Allah
rızası için. olurmu ya adam ne dedi hiç yakacağım yok
dedi. O çocuklar soğuktan titiriyordur. Dön odun depolarına
doğru. AA kapılar kapanmış. -
Selamın
Aleyküm bekçi efendi. Ya çok acil kömüre ihtiyacım var. -
Olmaz
hemşerim saat 6buçuktan sonra hiç bir kimse ve araba giremez. -
Ya ne
olur. Çok önemli. Bak içerden geliyorlar. -
Onlar depo
sahipleri. -
Ya bir rica
etsek ne olur. -
Tamam, dur
biriyle konuşayım. -
Tamam,
hemşerim kaç torba. -
5 torba. -
Tamam. Allah Razı Olsun
adamlar arabayla geri dönüp depodan kömürleri aldılar ve arabanın
arkasına koydum. Düştüm yola özen sokak orası yok burası
derken bir markete sorum. -
Bak
hemşerim bir üst sokakta dişçiler var. O sokak işte ama o
adamı ben tanımıyorum. Allah Allah nasıl
olurda hemen üst sokağında oturan adamı tanımaz? Belliki
adam yoksulluktan bakkaldan bir şey almıyor. Allah Allah. Buldum
özen sokağı ve 2 numara yok. Bana demir kapı demişti ama
2 numara olabilecek bina bahçeli güzel bir bina, ya şu diş
kliniğine bir sorayım. -
İyi
akşamlar. Rahatsız ediyorum. Ş.K. diye biri varmış
burada özen sokak dediler, postadan ayrılan. -
Yok öyle
birisi. Yıllardır buradayız biz. Bir başka beyaz
önlüklü, -
Ha şu
Erzurumlumu? Hani karısından ayrılmış. Gözlerim neşelendi
evet dedim. -
Ya o 4 sene
önceydi. -
Hayırdır
hemşerim. İnşallah bir alış verişin
olmamıştır. -
Neden ki? -
O biraz
enteresan birisidir. Biraz hasta birazda işte ne bileyim. 5–10
lira ister gider. -
Ya durum böyle
ben ona kömür getirmiştim. Oradakilerin gözlerinin
buğulandığını gördüm. Bende olsam
aynısını düşünürdüm. İnsanlık ölmemiş. -
Sen git
hemşerim. Sen istediğin yardımı zaten yaptın. Allah
senden ve senin gibi düşünenlerden razı olsun. -
Allah gönlüne
göre versin. Belki daha başka ihtiyaçlı biri vardır, ona ver. Bir taraftan hüzün bir
taraftan şaşkın bir şekilde eve doğru yöneldim. Ya
nasıl oldu bu böyle. Ama inankı yinede denendim. İnşallah
bu sınavı başarmışımdır. Ve Gürsu'da
kooperatifin şantiyesinde duran bekçiye teslim ettim. Oda odun
yakıp sınmak için çalışıyordu. Kömürler onu da
sevindirdi, çünkü sabaha kadar odun atıp ısınmaya
çalışacağına o kömürden yakacaktı. İşte
dostlar bu durum beni çok etkiledi. Siz
istediğiniz şekilde yorum yapabilirsiniz. Sizin
takdiriniz, ama benim yardım düşüncem asla değişmedi. Ersal Kaya. 31.01.2006
|